Doç. Dr. Cahit KARAALP
Doç. Dr. Cahit KARAALP

Köşe Yazarı

Kur’an’ın Ne Olmadığını Bilmek: Bir Bilinç ve Direniş Manifestosu

3 dk okuma 24 görüntülenme

Kur’an’ın Ne Olmadığını Bilmek: Bir Bilinç ve Direniş Manifestosu

Yaziyi sesli dinle SESLI DINLE

Günümüz dünyasında en büyük yanılgılarımızdan biri, elimizdeki muazzam rehberin özünü kaçırıp onu kendi sığ kalıplarımıza hapsetmeye çalışmamızdır. Oysa bir şeyi hakkıyla tanımak, onun ne olmadığını tam olarak idrak etmekle başlar. Yolu doğru yürümek, menzili doğru tanımlamaktan geçer. İşte bu yüzden: Kur’an’ın ne olmadığını bilirsen ne olduğunu daha iyi kavrarsın…

Bugün zihinlerimizi ve pratiklerimizi sorgulamak adına gür bir sesle haykırmak gerekiyor:

İyi bil ki! Kur’an ne tarih ne talih/şans kitabıdır… Ne sır ne esrar kitabıdır… Ne masa ne masal kitabıdır… Ne bilgi ne bilim kitabıdır… Ne dua ne şifa kitabıdır… Ne şifre ne sembol kitabıdır… Ne fal ne muska kitabıdır… Ne mezar ne nazar kitabıdır…

Onu geçmişin tozlu sayfalarına hapseden tarihselcilik de, geleceği tahmin etme yarışına sokan falcılık da, hayatın dinamizminden koparıp sadece mezarlıklarda okunan bir ölüler kitabına dönüştüren gelenekçilik de aynı yanılgının ürünüdür. Kur'an, gizemli şifrelerin çözüleceği bir bulmaca ya da sadece duvara asılıp nazardan korunulacak bir nesne değildir.

Hayata Yön Veren Bir Diriliş Kitabı

Peki, asırlardır insanlığı karanlıktan aydınlığa çıkaran bu ilahi kelam gerçekte nedir?

Aksine Kur’an, bilgiyi bilince, bilinci eyleme dönüştüren, insana kimlik ve kişilik kazandıran, onu duruş sahibi-dava sahibi kılan, atalete son veren, korkuları yıkan, cesaret aşılayan, zamana ve mekana hakim olan Allah’ın hayata hakimiyetini amaçlayan, hükümran tüm şer güçlere ikazda bulunan ve onlara meydan okuyan, hayata yön veren, verdiği bilinçle manevi hastalıklara şifa veren, inananda vicdan ve zihniyet inşa eden, tarih yazan, medeniyetler yıkıp-medeniyetler kuran dirilik, direniş ve hareket kitabıdır…

Kur'an bir harekettir. Sizi oturduğunuz yerden kaldırır, uyuşukluğu reddeder ve zihniyeti yeniden inşa eder. O, insanı sadece dünyadan soyutlanmış bir ibadet hayatına değil; adaleti, ahlakı ve hakikati yeryüzüne hakim kılma mücadelesine çağırır. Şer odaklarına karşı bir duruş, zulme karşı bir direniştir.

Eğer Kur'an'ı hayatımızın merkezine kurucu bir irade olarak yerleştirebilirsek; işte o zaman bireyde vicdan, toplumda adalet, dünyada ise yepyeni ve diri bir medeniyet inşa etmek mümkün olacaktır. Unutmayalım; Kur'an hayata dokunmak, hayatı değiştirmek için indirilmiştir.

Bu yazıyı paylaş: